Gönderen: Ümit Yiğit

Sevgili Ahmet Altan,

Gerek sizin, gerekse babanız Çetin Altan ve kardeşiniz Mehmet Altan’ın ismini duymam, çocukluğuma dek gider. Babanız rahmetli Çetin Altan’ın politika geçmişi, politik ailemiz içinde bazen dillendirilir, onun demokrat kimliğine her daim saygıyla yaklaşılırdı. Sizi de ismen biliyor, kulağıma çalınan sayısız isimlerden biri diye hatırlıyordum o vakitler…

Fakat serpilip büyüyünce, bir gün elime bir kitap geçti. Sanırım Tüyap Kitap Fuarı’ndan yürüttüğüm kitaplar arasındaydı. İçimizde Bir Yer. O vakte dek, kulağıma çalınan bir isimdiniz yalnızca. Oysa sizin edebî kişiliğinizle tanışmak, üstelik bunu beğenilen, sevilen bir kitapla sağlamak, bendeki yerinizi daha da pekiştirmeye, sizi nazarımda daha da bilinmeye sevk etti. Artık salt duyduğum değil, bildiğim de biriydiniz. İçimizde bir Yer hâlâ – sanırım 2005-2006 yıllarından bu yana- kitaplığımda durur.

Ardından sizin Taraf gazetesi döneminize denk geldim. Taraf gazetesinin sonraları ayyuka çıkan yanına bulaşmadan, sizin orada yayımlanan cesur yazılarınız ve röportajlarınız hâlâ aklımda. Benim için mühim olan ufuk açıcı ve samimî yazılarınızdı.

Hapisliğinizin uzun sürmeyeceğine, yalnız siz değil, tüm muhalif gazeteci ve halkın vekillerinin bu rehin tutulma hâlinin uzun ömürlü olmayacağına dair inancımı sizinle de paylaşmak istiyorum. Ayırdına varmak zor değil, faşizmin taşlarının döşendiği tüm sistemlerde evvela muhalif gazetecilerin baskı altına alınmasıyla, ardından yayılan topyekûn gözaltılar, tutuklamalar, cezalar, saldırılarla bir korku iklimi yayılır. Bununla toplumun doğru habere ve bilgiye ulaşması engellenirken, sindirme ve ceza, dışarıda kalanlara bir gözdağı olarak yansıtılır. Gerek sizin, gerekse tutuklu diğer muhalif gazetecilerin şimdiye dek dışarıya yansıyan tutumu, moral ve inancı artıracak cinsten. Bir gün, yeni yazılarınızla, kitaplarınızla özgür bir ülkede buluşmak dileğiyle…

Selamlar, sevgiler.

Ümit Yiğit