Gönderen: Selver Erol

Sayın Ahmet Altan,
Sayın Mehmet Altan,

Bugün okuduğum bir haberde Silivri Cezaevi’nde tutsak olan Murat Sabuncu’nun “Bir avuç gökyüzünü bile çok gördüler, avluya da tel örgü çektiler!” dediğini yazıyordu. Öylesine irkildim ki, yanlış anlamayın lütfen, sizlere değil, bunu yaptıranlara ve yapanlara insan olarak üzüldüm. Bu nasıl bir kafadır? Bu neyin kinidir? Bu nasıl bir insanlıktır ki, bütün hukuk kurallarını çiğneyerek cezaevine doldurduğu insanların, gökyüzünü dahi tel örgülerin arkasından görmesini istesin. Bu nasıl bir sefaletin belirtisidir?

Bir ülke ki, haremilerin pençesine düşmüş, bunalmış, kıvranıyor, kanıyor, yasa boğulmuş, acıya gömülmüş. Ölüm kokusu sarmış havayı. Herkesin acısı, feryadı gözyaşı kendi içine akıyor. Kin, nefret, öfke ve şiddet sarmış dört yanını. İnsani olan, insana mutluluk veren, ruh güzelliği, gönül ferrahlığı veren ne varsa yok ediliyor. Gökyüzünü bile çok görüyorlar.

Bir ülke ki, sadece ormanı, toprağı, taşı, nehirleri, dağları ve denizi değil insanlığı yağmalanıyor. Vicdanı karartılıyor, yüreği kurutuluyor. Umutları, gelecek hayalleri talan ediliyor. İnsanlar güzelliği, mutluluğu, yaşamayı ve yaşatmayı değil ölümü, öldürmeyi kutsuyor.

Bu haremiler ülkenin sadece varlığını değil, insani değerlerini çaldılar.

Kim ki bu kara düzene ve düzenbazlara karşı sesini yükseltiyor, haremilerin ilkelliğine, çirkinliğine, iftira ve zulmüne hedef oluyor. Ne düşünenlere, ne de düşleri olanlara katlanabiliyorlar. Kendi seslerinden başka sese, kendi suretlerinden başka surete katlanamıyorlar. Kendi kör, sağır, sevgisiz ve de kokuşmuş dünyalarında hırslarının, korkularının, yalanlarının ve günahlarının duvarları arasında hapsolmuşlar.

Cezaevlerindeki tutuklu tüm güzel insanlara, HDP eş başkanları, milletvekilleri, tutuklu tüm belediye başkanları, üyelerine, yazarlara, gazetecilere, modacılara, müzisyenlere, sizlerin şahsında uçsuz bucaksız, en güzel mavisiyle kucak dolusu bir gökyüzü gönderiyorum.

Bu kokuşmuş, kaba zihniyete karşı, dünyanın dört bir yanından en güzel renkli, en güzel kokulu çiçekleri gönderiyorum.

Vicdanı, degerleri, ilkeleri ve yüreğinde insan sevgi olmayan, nerede yaşarsa yaşasın, özgür değildir.

Cezaevinde de olsanız, düşlerinizde, düsüncelerinizde ve yüreğinizde sizlere ”mavi gökyüzünü bile dar etmeye” çalışanlardan bin kere daha özgürsünüz.

Selamlar,

Selver Erol