Gönderen: Ridovan Hatim

Sayın Ahmet ve Mehmet ağabeylerim,

Sizleri en şerefli bildiğim bütün değerlerimle selamlıyorum.

Nasılsınız? Afiyette misiniz? Umarım, inşallah çok iyisinizdir!

Allah iyilik versin sizlere ve aile halkınıza.

Bir resmimi çekip yolladım. Her zaman el çantamda bir kitabınız oldugunu bilin istedim Sayın Ahmet ağabeyim. Kitaplarınızı gururla taşıyorum. Keyifle okuyorum.

Şöyle düşündüm de…

Günün birinde Saddam Hüseyin Irak meclisinde kabine kurarken ”Ebu Hamza sen İçişleri Bakanı, Ebu Yusuf sen Dışişleri Bakanı, Ebu Curcuna sen Adalet Bakanı, Ebu Abuzer sen Denizler Donanması Bakanı’sın” diyerek görevlendirmede bulunur partizanlarını.

Ebu Abuzer evine koşarak gider durumu ve mutluluğu karısıyla paylaşır. Ebu Abuzer’in akıllı karısı durumdan işkillenir: ”Herif, Irak’ta Denizler Donanması yok ki, bakanı olasın.” Bu söz kocasının dikkatini çeker, ”Sahiden yok” der. Ve koşarak kabinenin yeni çiçeği burnunda Adalet Bakanı’na durumu açıklar. Adalet Bakanı Ebu Curcuna bey ise gayet gülümser bir vaziyette şöyle der: ”Telaşlanma Ebu Abuzer dostum, Irak’ta adalet yok, ama beni bakan tayin etti. İtiraz etme, keyfini çıkart.”

Sayın Altan abiler,

Adaleti olmayan bir ülkede neyi düzelteceğiz? Kanlı rejimlere teba olmak, sürü olmak, kul olmak isteyen milyonlarca insanın olduğu bir ülkede biz ne yapabiliriz?

Birazcık empati yapalım ve kendimizi bir dakikalığına Somali vatandaşı hissedelim… Somali’de gazeteci oldugunuzu düşünün. O ülkede ne yazarsanız yazın, ne açlık, ne sefalet, ne terör örgütleri, ne sömürü, ne zulüm, ne katliam bitmeyecektir. Orda demokrat bir Somalili bir gazetecinin işi Allah’a kalmış. Çünkü hiçbir şeyi düzeltemez.

Evet Somali’den çıkıp yeniden Türkiye vatandaşı olmaya dönelim. Bu Türkiye toplumu ve rejimi Somali zihniyetinden bir farkı yok ki…

Bizim nazarımızda Somali ne kadar bağnaz, zavallı bir topluluk ise, bizim nazarımızda Somalili bir demokrat yazar ne kadar bahtsız ve yapayalnız ise.. bir Norveçlinin, Bir İsviçrelinin nazarında Türkiye eşittir Somali… Türkiyeli bir demokrat gazeteci Somalili demokrat gazeteci kadar yalnız ve çaresizdir.

Mahkûm adama, hasta adama nezaket üslûbu üzere teselli ve avuntu verilir. Ama siz mahkûm ve hasta adamlar değilsiniz ki yalancık tesellicikler dinleyemezsiniz bizden.

Ülke açıkça yıkıma gidiyor. Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldız, yani daha evvel kurulmuş 16 devlet demektir bildiginiz gibi. Ama tersten bakarsak olaya 15 devlet yıkılmış olacak ki, 16’ncı yıldıza ihtiyaca duyulmuştur.

15 defa size yalan söyleyen biri 16’ncı kez söyler mi? Bal gibi söyler.

Türkler yüzbinlerce ahalinin gencecik çocuklarını ”vatan, millet ” safsatasıyla cephelerde kanlarını dökerek devletler kurmuştur. Devletlerin yıkım aşaması ise tamamen aptal, zalim, sözünü tutmayan liderlerin sayesinde olmuştur.

Peki 15 defa ülkelerini yıkan zalim ve ahmak idareci zihniyetler 16’ncı Türkiye Cumhuriyetini de böler parçalarlar mı? Bal gibi böler parçalarlar.

Sonra Cumhurbaşkanlığı forsuna 17’nci yıldız koymak için yeniden ahalinin çocuklarına ”Haydi cepheye ey aslanlarım” diyerek çağrıda bulunacaklar. ”Din, iman, vatan, millet” gibi sloganlarla milyonlarca çocuğun kanını dökecekler yeni bir vatan için. Sonra onlarca yıl geçecek ve yeni bir zalim lider gelecek ve o ülkeyi kendi şahsi menfaat ve egosu için yıkıma uğratacaktır.

Tarih tekerrür eder gider böyle yaşaya yaşaya…

Sayın Altan abilerim yazılarımda hep bir şeyi örnek vererek yazarım. Sizin bir okurunuz olarak bugün de öyle yapayım istedim.

Mesela şöyle desek;

Barcelona kendi futbol anlayışını bırakarak Yozgat Belediye Spor’un futbol stratejisiyle oyun oynamaya kalkışırsa ne olur acaba? Koskocaman Barcelona her maç sonrası hezimete uğrar. Değil mi ama?

Koskocaman AKP, onlarca seçim zaferi kazanmış, barış sürecinde üç yıl kan akıtmadan ülkeye huzur getirmiş AKP, ekonomiyi canlandırmış Kürt ve Türk’e umut vermiş AKP, en alt ligde çürümüş, boğulmak üzere olan MHP SPOR’un ırkçı, faşist siyasetini ithal ediyor. MHP ile kol kola girerek ülkeyi resmen yıkıma götürüyorlar. ”MHP hayırlı bir parti olsaydı zaten bugün iktidarda olurdu” diye feryat eden yok.

Eski okuduğum dinî kitaplarda kıyamet alametlerinden biri YECÜC MECÜC kavmidir.

Bugün de faşist, zorba, şiddete meyilli, yağmacı, talancı, vandal toplulukların birer kıyamet alameti, Yecüc Mecüc Kavmi olduklarını düşünüyorum.

Yazmak istedikçe içim kan ağladı. Fakat daha fazla yazarak gözlerinize haksızlık etmek istemiyorum.

Allah’tan tek duam tiz vakit dışarı çıkmanızdır. Bu ülke bize huzur vermezse vermesin kardeşim. Allah’ın mülkü geniştir… Sizlerle birlikte Maldivler’e gideriz 🙂 tropikal bir adasında balıkçılık yaparak yaşar gideriz.

Ahmet ve Mehmet abilerim kendinize çok iyi bakın lütfen. Hürmet ve sevgilerimi arz ediyorum sizlere.
Ve bu mektubu sizlere ulaştıran Yasemin Çongar hanımefendiye de teşekkürü bir borç bilirim.

Ridovan Hatim