Gönderen: Pitt von Bebenburg

29 Eylül 2017, Frankfurt am Main

Sevgili Ahmet Altan,

Biz, Frankfurter Rundschau’daki Alman gazeteciler olarak, bir yılı aşkın süredir devam eden tutukluluğunuzu protesto ettiğimizi bildiriyoruz. Mahkemedeki konuşmanızda da çok etkileyici bir şekilde belirttiğiniz gibi, iddianame sizin hakkınızda herhangi bir suç kanıtı içermiyor, hatta böyle bir kanıt ortaya koyma çabası bile içermiyor.

Sizin, kardeşiniz Mehmet’in ve mesleklerini icra ettikleri için hapsedilen 160’tan fazla Türk gazetecinin – ve aynı zamanda onların Almanya ve diğer ülkelerden gelen yabancı meslektaşlarının – serbest bırakılması zamanı çoktan geldi.

Bana savunma konuşmanızı ve Endgame (Son Oyun) adlı romanınızı gönderdiğiniz için çok teşekkür ederim. Her iki metin de bir gözlemci ve bir yazar olarak ne kadar parlak bir zekâya sahip olduğunuzu ortaya koyuyor. İçinde bulunduğunuz durumun bütün trajikliğine rağmen, hapishanedeki hayatı anlatacağınız bir denemenizi okuma fırsatına kavuşacağım günü şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum. Eğer bu zorunlu ikâmetinizden olumlu bir sonuç çıkacaksa, bu da böylesi bir edebî eser olacaktır.

Birbirimizi tanımıyoruz, ki umarım bu durum siz özgürlüğünüze kavuştuğunuzda değişecek. Bu nedenle, mahpus değil ama gönüllü olarak benim de Türk hapishanelerinin içini görmüş olduğumu bilemezsiniz.

2006 yılında memleketim olan Hesse eyaletinin Türk hapishanelerini ziyaret eden parlamenter heyetine eşlik etmiştim. O zamanlar, Türkiye’nin bir gün Avrupa Birliği’ne üye bir ülke olabileceği izlenimini taşıyordum. Türkiye’nin hukuk düzenine ve insan haklarına ne kadar uyduğunu görmek istemiştik. AB’nin bir parçası olma perspektifinin ülkenizde reformları başlatmak için gerekli teşvik unsurunu sağlayacağını ummuştuk. Naif olduğumuz aşikâr.

O zaman bize gösterilen cezaevlerinde bile berbat koşullarla karşılaşmıştık. Mahpuslar koşulların ziyaretimizden önce daha da kötü olduğundan şikayet etmişlerdi. Dahası gençler için yapılmış modern bir cezaevi kampusu olduğu söylenen bir yeri de ziyaret ettik. Ama orada hiç mahpus yoktu ve yetkililer bize gösterecek bir tek mahpus bulmak için çırpınıyorlardı. Bu o kadar komik bir sahneydi ki, sizin romanlarınıza gayet iyi uyabilirdi.

O günlerde bile heyetimiz Türkiye’de mahpusların yarısının cezaevine hüküm giymeden girdiklerini ve diğer binlercesinin de hakkındaki hükmün değişmesini cezaevinde beklemek zorunda kaldığını not etti. Son on yılda bu keyfilik daha da kötü bir hal aldı. Bu nedenle, sevgili Ahmet Altan, sizin serbest bırakılmanız, aynı zamanda Türkiye’ye keyfiliğin artık Türk yargısında kabul görmeyeceği yönünde bir işaret olacaktır.

Sevgili Ahmet Altan, cezaevindeki bu zamanı en iyi biçimde geçirmenizi ve keskin gözlemlerinizi yazarak dünyanın gözlerini açmasını sağlama fırsatı bulmanızı diliyorum.

Serbest bırakılacağınız günü dört gözle bekliyorum. O zaman sizin de bana ilettiğiniz mesajda belirttiğiniz gibi iyi bir şarap eşliğinde mükemmel bir yemek yeme fırsatı bulacağımızı umuyorum. Sizi böyle bir yemeğe davet etmekten büyük memnuniyet duyacağım.

O zamana dek Almanya’dan size dayanışmamızı göndermekle yetinmek zorundayız.

Saygılarımla,

Pitt von Bebenburg

Frankfurter Rundschau