Gönderen: Nurten Çiğdem Öztürk

Sevgili Ahmet Altan,

İlk defa Kılıç Yarası Gibi ile başlayan, peşi sıra İsyan Günlerinde Aşk ile soluksuz devam eden romanlarınızı okuma serüvenim dün akşam sona erdi. (Ölmek Kolaydır Sevmekten ile devam edeceğim.)

Şu anda usulca kalemi elime alıp duygularımı lapa lapa yağan kar tanelerinin akışına bırakmak istedim.

O ustalıkla inci taneleri gibi dizdiğiniz güzel endamlı kelimelerin peşine takılıp romanlarınızın kendine özgü atmosferinde bazen hafif bir yaprak gibi savrula savrula bazen de yorgun bir yolcu gibi karakter ve olayların derinliklerine gire çıka, bütün mevsimleri aynı anda içime sığdırarak, tüm his ve duyguların eşliğinde, sayfa sayfa önüme açılan yollarınızdan geçerken çok şey öğrendim. Nihayetinde bütün ihtişamı ile İnsan, Din, Tarih ve Zaman hakikati billûr bir yekpâre gibi çıktı karşıma..

Bunca edebî bir o kadar da mânâ yüklü bir üslûp ile nasıl da bu kadar girift ve karmaşık olgular tüm yalınlığı ve gerçekliği ile anlatılır diye düşünürken romanlarda geçen zaman ile şu sıralar Türkiye’nin içinde bulunduğu zaman dikkatimi çekti. Öylesine örtüşüyor, öylesine mânidar ki sanki biri diğerinin izdüşümü… Bu şaşkınlığım ile “Neden kitaplarınızı daha önce farketmemişim?”diye hayıflandım. Bir yandan da şu anki ortam ve şartlar itibariyle en isabetli zamanda yani tam zamanında okumuşum diye sevindim içten içe…

Aslında siz tutuklanmadan önce, son zamanlarda Haberdar sitesinde yayınlanan tüm yazılarınızı okudum, hatta çıktığınız televizyon programlarının bir kısmını da takip ettim ama romanlarınızı okumak bambaşka bir zevkti. En sevdiğim Tolstoy ve Dostoyevski’nin bıraktığı bir tat vardı, edebiyatın mayası ile mayalanan her şeyde az çok olan sonsuzluk tadı gibi…

Sizin için en büyük dileğim, bir an önce hapishaneden çıkıp sağlam kişiliğiniz, birikim ve tecrübeleriniz, olayları iyi okuyan basiretiniz ile yine yeniden kaleminizi ustalıkla oynatıp romanlar yazmanız.. çocuklarımız ve gelecek nesiller için.

Bir de sizce bir mahsuru yoksa Rabbime gönderdiğim bu duanın bir kenarına bir çiçek iliştirir gibi bir hayal iliştirdim: Günün birinde Almanya’ya yolunuz düşerse eşim, çocuklarım ile sizi evimizde misafir edip saatlerce sohbetinizi dinlemek… Sizce bu imkânsız mı?

Sizin şahsınızda Mehmet Altan, Ali Bulaç, Ahmet Turan Alkan ve tüm tutuklu aydın ve yazarlarımıza en içten muhabbet ve dua ile…

Münih’te selam ve sevgilerle,

Nurten Çiğdem Öztürk