Gönderen: Nurettin Adıgüzel

(Bu mektup Ahmet Altan’a gönderilmiştir.)

Ülkemizin içinden geçtiği bu kapkara dönemde ülkemizi, ülkemizde şeffaflığı, demokrasiyi, insan haklarını savunacağız.

Bedeli ağır olabiliyor, özellikle sizler gibi HDP’li vekiller, belediye başkanları, encümen âzâları ve gazeteciler gibi önde olan insanlarımız bu bedeli çok daha ağır ödüyor. Şahsen ben de hazırım bedeli ne ise ödemeye.

Altıncı ve sekizinci sınıfa giden iki tane çocuğum var. Onlar ve bütün çocuklar için mücadele edeceğiz. Enseyi karartmayacağız ve başaracağımıza çok inanıyorum. Bu kadar yobaz, cahil ve aptal insan yığınına rağmen başaracağız.

Bulunduğumuz ortamlarda doğruları anlatmaya, en azından kafalarında soru işareti bırakmaya çalışacağız. Bu beş para etmez adamlara yenilmeyeceğiz, buna bütün benliğimle inanıyorum, çünkü bu hiç âdil olmaz. Âdil olmayan her şey yenilmeye, bitmeye, yok olmaya mahkûmdur. Bunlar hak ettiği cezayı mutlaka çekecekler, cezaevinde yatmaktan ne kadar korkarlarsa korksunlar, bunun için Türkiye’yi yakmaya hazır olduklarını hepimiz biliyoruz, yine de cezalarını çekecekler. Bir yazınızda da belirttiğiniz gibi, bunlar cezaevinde okuyup aydınlanıp bir şeyler de üretmezler, ancak pencere korkuluklarına konan kuşları kovalamakla uğraşırlar.

Hayatımda kendimi geliştirmeme yardımcı olan en büyük insansınız. Sizi Taraf‘taki yazılarınızla daha çok tanıdım, sonra bütün kitaplarınızı okudum, bana çok şey kattınız, hattâ hayatta en çok şeyi siz kattınız. Size çok büyük minnettarım, sizi çok seviyor, çok özlüyoruz ve size bunu yaşatanlara öfkemiz her gün daha da büyüyor.

Aydınlık güzel günlerin ülkemizi, hepimizi beklediğine çok inanıyorum.

Sizin için yazdıklarımı belki abartılı bulabilirsiniz ama inanın ki hepsi gerçek, az bile yazdım.

Size sımsıkı sarılıp sakallarınızdan öpüyorum…

Nurettin Adıgüzel