Gönderen: Musa İrge

Sayın Ahmet Altan,

Ben Hatay/Kırıkhanlı bir Kürt genciyim. Adım Musa. Size bu mektubu desteğimi iletmek için yılbaşı gecesi yazıyorum. Sizin için üzülüyorum. Sizin için kızgınım. Çok kızgınım. Ama sizin için korkmuyorum. Sizin korkmadığınız kadar korkmuyorum.

Siz beni tanımazsınız ama bende emeğiniz çok fazla. Taraf‘ta yazdığınız zamanlardan beri yazılarınızı takip ediyorum. Kitaplarınızın çoğunu okudum. Hâlâ okumadıklarım için hayıflanıyorum. Öfkesi boğazından taşmış binlerce Kürt genci gibi hem kendi hayatımı hem de başka hayatları mahvedecek hatalar yapmadıysam biraz da sizin sayenizde. Benim hâlimi, benim öfkemi, isyanımı anlayan, bana hak veren, benim için benim gücümün yetmeyeceği kadar bağıran, benim için hapisleri göze alan Türkler varken ben nasıl ülkenin geri kalanına düşman olurdum?

Siz bir Türk olarak Kürtleri, bir ateist olarak müslümanları anladınız. Onlar için konuştunuz, yazdınız. O zaman diğerleri de bizi anlayabilirdi. O zaman diğerlerini de anlamak bizim boynumuzun borcuydu. Umut vardı, nefret etmek yasaktı.

Ne kadarlık ihtimaldir, nasıl olacak, ne kadar sürecek, kaç mucize gerekecek bilmem ama birşeyler düzelecek bu yıl. Nasıl olacağı hakkında benim bir fikrim yok. Ama saraydaki adam biliyor. Siz hapiste korkmazken devletin bütün kurumlarının bütün imkânlarının etrafında siper olduğu sarayında korkuyor. ordan biliyorum bildiğini. Neyse. Benim kalemimden bu kadar edebiyat çıkıyor işte. Ama hissiyatım yazabildiğimin çık üstünde. O hapiste çok uzun kalmayacaksınız.

Zaten şimdiye kadar yaptıklarınız bizi biz yapmaya yetti. Ama yine de bizim için yapacaklarınız henüz bitmedi. Sizi unutmadık. Sizi seviyoruz.

Musa İrge