Gönderen: Levent İşlek

Sevgili Altan kardeşler,

Sizleri gerçekten çok özledik. Sizler toplumu aydınlatmak için bu fikirleri paylaştınız ve hak etmediğiniz hâlde bedelini ödüyorsunuz. Toplum şu ana kadar yeterince anlayamadı sizleri, ama tarihe geçecek fikirleriniz, en azından bana ve benim gibi düşünen kesimlere hep hayranlık besletecek.

Çok öncelerden zeki, kötü ve tehlikeli adamların yazmış olduğu bir gelecek yok. Her saniye yeniden kurulan düzen ve düzencikler var. Siyasette zamanla her şey değişir. Değişmeyen tek şey dünün dün, bugünün de bugün olduğu gerçeğidir.

Türkiye’de, yüzyıllar boyunca, belli birtakım mitolojik formüllerin (Allah, peygamber, Kuran) tartışılmaz ve dokunulmaz olduğu kabulü yerleştirilmiş. Bu kartları çekenler koz çekmiş sayılıyor, herkesin kâğıdına basabiliyorlar. Üstelik asgari kültür ve edep sahibi insanlar bu kartı kullanmaktan hicap duyacakları için, ister istemez bunlar toplumun genellikle en cahil ve edepsiz kesiminden çıkıyorlar.

İnancın eleştirilemeyeceğine ve eleştirilmemesi gerektiğine dair topluma dayatılmış olan mutabakattır. Öncelikli dava bu ortak kanının kırılması olmalıdır. Son zamanlarda, en muhalif olanlar dahil dinî inançların dokunulmaz ve eleştirilmez olduğuna dair tam bir söz birliği içinde olduklarını görüyoruz. Ben bunu yanlış ve tehlikeli buluyorum. Demokratik bir toplumda bu haksız rekabeti önlemenin tek çözüm yolu, dinî formülleri tartışılmaz olmaktan çıkarmak olmalıdır.

Bu ülkenin en iyi ürettiği şey nefret! Oysa sizler sevgiyi ve barışı aşılamak için mücadele verdiniz. Olaylar ne kadar aleyhinize işletilse de bir gün, ama mutlaka bir gün “doğru,” yani sizler hak ettiğiniz değeri göreceksiniz. Aslında Nobel verilmesi gereken kişilersiniz. Işığınızla bizleri aydınlattığınız için sonsuz teşekkürler.

Sevgilerimle,

Levent İşlek