Gönderen: İbrahim Sediyani

Sevgili Ahmet Altan ve Mehmet Altan;

Ömrü darbecilerle ve darbe rejimleriyle mücadele ile geçmiş, bütün yazı ve fikir hayatları boyunca demokrasi ve hoşgörü, barış ve kardeşlik, erdem ve sevgi, daha uygar ve aydınlık bir ülke için gayret sarfetmiş sizin gibi değerli insanların “darbecilik”le suçlanıp demir parmaklıklar ardına konulması, mektuba başlarken sözünü ettiğim değerler adına bir utanç vesilesi olmalıdır.

12 Eylül rejimine karşı sizler yıllar boyunca yiğitçe direnirken, “onlar” o darbe rejiminin birer ürünü olarak neşv ü nema bulmuşlardı. 28 Şubat’a sizler en onurlu bir karşı duruş sergilerken, bizzat onlara karşı yapıldığı hâlde “onlar” pısırık bir biçimde sessizliği, ortalıkta görünmemeyi seçmişlerdi. Şimdi ise “onlar” tarafından “darbecilik ve darbeye destek vermek”le suçlanıp cezaevine konulmuşsunuz. Son 15 Temmuz darbe girişimine teşebbüs eden odağın da 10 yıl boyunca ortakları, yoldaşları da yine “onlar” iken üstelik.

İnsan bazen ne diyeceğini bilemiyor. Kelimeler tükeniyor. Hayatı boyunca şerefiyle, onuruyla yaşamış ve “Erdemli bir toplum – Aydınlık bir ülke” dışında hiçbir hayâl de kurmamış olan sizin gibi saygın aydınların darbecilikle bir alakasının olmadığını, darbeye destek vermediklerini anlatmaya çalışmak size gerçekten hakaret olacağı için, bunu yapmayacağım. Sizin demokrasi ve daha aydınlık bir ülke mücadelesine yaptığınız katkı ortadayken, bunu yapmaya çalışmak size en büyük kötülük olur.

Sayın Ahmet Altan ve Mehmet Altan;

Bu fakirden çok daha değerli ve önemli insanlar da size bu mektuplardan yazdığı için, sözü fazla uzatmayacağım. Sadece şunu söylemek istiyorum: Bizler demokrasinin ne büyük nimet olduğunu, birarada yaşama kültürünün güzelliğini, hoşgörü ve kardeşliği, en önemlisi de dîn, mezhep, ırk, kavim ve sosyal sınıf ayrımı gözetmeden herkesin hak ve hukukunu savunmanın erdemini sizden öğrendik. Sizden öğrendiklerimizi kendi kişiliğimize yansıtacak ve bunu hayata aktaracağız. Söz veriyoruz.

Saygıdeğer Ahmet Altan ve Mehmet Altan; kıymetli öğretmenlerim;

Yattığınız hapishane nasıl bir yerdir bilmiyorum ama, dışarısı çok karanlık. Ülkemiz karanlığa gömülmüş durumda ve bu karanlığın tonu her geçen zaman daha da koyulaşıyor. En kısa zamanda yeniden özgürlüğünüze kavuşmanızı diliyorum. Sizin özgürlüğünüz, toplumun özgürlüğü çünkü.

Kardeşiniz İbrahim Sediyani