Gönderen: Hasan Cemal

Sevgili Ahmet, Sevgili Memo,

İkinizi de çok özledim.
Özellikle gürültülü sohbetlerinizi.
Sizin boşluğunuzu fena hâlde hissediyorum.
Canım sıkkın.
Yaşama sevincimi bazen kaybeder gibi oluyorum.
Etrafım gitgide tenhalaşıyor.
Yakın dostlarım ya sizin gibi hapiste ya da sürgüne gittiler.

Siz içerdeyken dışarda olmak, ağır bir vicdani yük.
O suçluluk duygusu yakamı bırakmıyor.
Biliyorum, Ahmet şimdi, “Nasıl yaşıyorsan öyle devam et, hiç bozma yaşantı çizgini” derdi.
Ama öyle kolay değil.
Türkiye gün geçtikçe kocaman bir hapishaneye dönüşüyor.
Hukuk, özgürlük rafa kalkıyor.
Demokrasi ve barış sularından hızla uzaklaşıyoruz.
Evet, canım çok sıkkın.
Çünkü yoksunuz.
Dostlar ya hapiste ya sürgünde!
Etrafım tenhalaştı.

Daha sık yazmak istiyorum.
Ama farkındayım, sizin boşluğunuzu kapatmak da olanaksız.
Elbette havlu atmayacağım.
Elimden geldiğince demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesi vermeye devam edeceğim.
Nazım Hikmet’in dediği gibi:

Yok öyle umutları yitirip
karanlıkta savrulmak.
Unutma:
Aynı gökyüzü altında,
bir direniştir yaşamak.

Ahmet, Memo,
İkinizi de çok özledim.
HC