Gönderen: Emel Topçu

Ahmet Bey, hemen hemen bütün kitaplarınızı okumuş (ki okumadıklarımı da okuyacağım) ve yıllardır size hayran biri olarak bu mektubu büyük bir içtenlikle yazıyorum.

Ahmet Altan sayfanızda ara ara yazdığım konulara, okumamışsınızdır belki diye burada da değineceğim.

Öncelikle sizin hapiste olmanız büyük saçmalık, bunu düşünmediğim tek bir gün yok.

15 Temmuz darbesi nedeni ile gözaltına alınmanız ve serbest kaldıktan sonra yaptığınız açıklamayı izledim, tutuklanmanıza sebep gösterilen 14 Temmuzdaki Nazlı Ilıcak ve kardeşiniz Mehmet Altan’ın sunucuğunu yaptığı programda da sizi izledim. Tespitlerinize katılarak izledim. Şimdi tüm bunlardan sonra tekrar söylemek isterim ki; sizlerin hapiste olması çok saçma, çok anlamsız.

Sizin de sıklıkla konuşmalarınızda, yazılarınızda dediğiniz gibi bu bir hukuksuzluk, bu demokrasiye büyük bir darbe ve sizi tutuklayanların bu yaptıklarının hukukta hiçbir karşılığı yok.

Yazarların, akademisyenlerin, gazetecilerin sırf AKP yönetimini eleştirdikleri için hapiste olmasını ülke adına utanç verici buluyorum.

“Siz bir yazınızda demiştiniz ya, bugün beni FETÖ ile ilişkilendiren bir zihniyet, yarın manyetik güçlerimin olduğunu ya da süpermen olabileceğimi iddia edebilir.”

Gerçekten de böyle bir ülke olduk, ne kadar da ürkütücü. Ve ilaveten, ”bugün beni serbest bıraktılar ama yarın tutuklayabilirler” de demiştiniz. Aynen böyle oldu maalesef…

Sayın babanız Çetin Altan “Hayal ettiğim ülke bu değildi” demiş ve o yazısını da ”enseyi karartmayın” diye bitirmişti. Oysa biz her şeye rağmen enseyi karartmıyorsak bu Çetin Altanlar, Ahmet Altanlar ve bunun gibi yazarlar ve sanatçılar sayesindedir. Hâl böyleyken, sizler bir umut ışığıyken karanlıkta olmanız (hapishanede) büyük haksızlık, çok üzücü.

Her geçen zaman daha da gelişmesi gereken bir ülkenin eskiden olduğundan çok daha geriye gitmesi kelimenin tam anlamıyla ürkütücü.

Küçük yeğenlerim, çocuklar için de üzülüyorum. Onlar da bizler gibi yetişkin hayatlarında bu antidemokratik şeyleri mi yaşayacaklar diye bir kez daha kaygılanıyorum. Bunu onlara yapmaya kimin, ne hakkı var.

Sizin FETÖ ile ne ilginiz olabilir, gerçekten en az manyetik güçlerinizin olabileceğini söylemeleri kadar mantıktan uzak bir şey bu. Zaten sizi tanıyan, sizin Kılıç Yarası Gibi, İsyan Günlerinde Aşk, Ölmek Kolaydır Sevmekten adlı romanlarınızı okuyan biri sizin FETÖ ile hiçbir ilişiğiniz olmadığını bilir.

Size bir önerim olacak. Bir romancı, iyi bir romancı, bir sanatçı olarak hapisten çıktıktan sonra gazetecilik yapmamanızı isterdim, siz tutuklanmadan önce de bunu istiyordum. Enerjinizi ve zamanınızı lütfen ve lütfen daha çok deneme, roman yazarak kullanın. Bir okurunuz olarak bu beni çok mutlu edecektir ve bence olması gereken de budur. Bir programda bir sunucu size ”roman yazmanın sırası mı” diye sinir bozucu bir soru sormuştu. Ben de diyorum ki siz bir edebiyatçı, bir romancı olarak her zaman ve her daim roman yazmalısınız. Hayattan romanı, sanatı (yani sizleri) alırsanız, bir de çocukların varlığı olmasa geriye ne kalır ki. Ve ayrıca hayat sizin romanlarınızla daha güzel.

Sevgiler,

Emel Topçu