Gönderen: Deniz Artım

Sevgili ve yürekli iki kardeş,

Aslında bu mektubu yazarken saat gecenin 4′ ü, ben sıcacık yatağımda yatarken, siz iki değerli kalemşorlar olarak yüreğimde yerinizi çoktan almıştınız.

Ben Kürdüm; aslında devletin istediği Kürt tiplemesi de diyebiliriz. Mümkün oldukça yaşadığım ülkenin tüm kurallarına uymaya çalışan bir Kürt. Ama bu çok sevdiğimiz ülkemiz her gün o kadar hızlı değişiyor ki bizler kuralları dahi öğrenemeden yeni kurallar geliyor.

Örneğin, iki güzel insan, sadece ülkeyi yanlış ve eksik yönettiği için hükümeti eleştirdiğinden hapse atılmış. Aslında çoğu zaman yanlışa yanlış dedikleri için, mazluma arka durdukları için sesleri kesilmiş iki güzel insanın.

Bazen Ahmet Altan benden daha fazla Kürt olurdu, bazen de benden fazla vatansever. Bazen Atatürkçü ama bazen onu da eleştirirdi bu iki güzel insan; aslında ben onları çözmüştüm artık, onlar doğruya doğru yanlışa yanlış diyorlardı ama ben öğrendiğimde onlar kodesi boylamışlardı.

Kendimi avutuyorum belki ama ben buyum. Belki korkak, belki vatansever veya belki de hiçkimseyim. Evet galiba hiç kimseyi , çünkü sizin gibi haksızlığa baş kaldıramıyorum.

Aslında çok zoruma gidiyor ama dedim ya yaşadığım ülkenin kurallarına uyarım. İşime gelmezse kaçarım. Bak işte, aslında siz ülkemizi benden daha çok seviyorsunuz, çünkü her yanlışı düzeltmek için bedel dahi ödüyorsunuz.

Tarih bir gün sizi hatırlayacak. Bir gün herkes unutulacak. Ama o gün herkes sizi bilecek. Herkes iki yiğitten bahsedecek. Biri Ahmet, diğeri Mehmet Altan diyecek. Ama kimse Deniz Artım’ı hatırlamayacak.

Deniz Artım