Gönderen: Bayram Göksu

Sayın Ahmet Altan ve Mehmet Altan,

Sevgiler, ikinize de kucak dolusu samimi selamlar olsun.

Merhaba ben Bayram,

Sizler ile tanışmak nasip olmadı. Yalnız ideal duruşunuz, barış sevdanız insanı bir nebze olsun umutlandırıyor.

Size yaşıt insanlarla bir konuşmamda “Sizler iyi kötü bir gençlik yaşadınız, bizim elimizden onu da çaldılar” diyorum. Şan şöhret iktidar yalamacılığı (yalakalığı değil) yapıp iksir elde etmişçesine para ile münasebet kurmak varken hak, hakkaniyet, barış türküsü demeniz coğrafyaya huzur gelecek inancınız size bu ızdırabı uygun gördü, çünkü ilâhî dinlerde, destanlarda, mitolojilerde anlatılan herkes böyle bir zulüme reva görülüyor, görülüyor ki yaratılacak enstantanenin bir anlamı olsun. Evet zor, epey zor. Lâkin rahmetli peder beyiniz gibi dik duruş sergilemek, fikrinizi melûna gark etmemek sizin için en şerefli seçimdi.

Aileniz ile en kısa zamanda kavuşmanız ve bu hasretin bitmesi temennim.

Sosyal medyayı devamlı kullanan biri değilim fakat mektup yollayabilirsiniz yazısını her gördüğümde üzüldüğüm, ailemden biriymişçesine hüzünlendiğim için yazamadım mektup sizlere, affola.

Sizler gibi Nuriye ve Semih için de aynı hüznü duyuyor, üzülüyorum. Bu ızdırap dolu günlerin bir an önce bitmesi barışın ve adaletin ülkemize gitmemek üzere uğraması dileğiyle…

Kısa da olsa yerel bir gazetede köşe yazarlığı yaptığım dönemde “Cumhuriyet’in Yeniçerileri” adlı bir köşe yazısı yazmıştım. İşte şu an siyasal hegemonya tam da bu vasfı taşıyor ve insanlar ürkmekten başka bir fiil yapmıyor. Bu acizliğin neticesinde insanın gözü Akif’in “Yok mu bu gecenin bir sabahı?” şiirine ilişiyor.

Sizlere kısa bir yazı ve bir şiir ile veda ediyorum, mektubunuzu bekliyor, hasretlerle sizleri kucaklıyorum.

***

Bakarsın leylâklar gibi olabiliriz

En çetin kışta rengârenk

En beter havada gülümseyen bir leylâk

Ömrümüz kısa olur belki

Anca döllerimiz ulaşır bir sene sonrasına

Ama biz o soğuk savaşı kazanabiliriz

Tüm tohumlar güneşe merhaba derken

Biz yok olabiliriz

Ama çetin bir savaşın gazisi olarak gömülürüz

Renklerimiz sadece daha fazlasını mutlu etmeye yeter

Ve bir birimizin toprağına zehir olmayız

Tonlarca kara karşı birkaç leylâk

Bir tek suya muhtaç

Ve bizi öldürmeye gelen kar

Bize ancak derman olacak kadar sokulabiliriz

Tek tek yapraklarımızı hattâ rengimizi hatırlamalarına gerek yok

Bir tek adımız kalsa geriye mutlu olabiliriz

***

Televizyon karşına geçen kişi kumanda ile kanal zaplarken alkışların koptuğu bir kanalda durur.

– Büyük bir meydanda toplanmış halka hitap eden bir şahıs

  • Şimdi ne diyor kitapta
  • (Kalabalık) oku
  • Yahu ne okuması, okulu, üniversitesi bırakın
  • Ne diyor kitapta
  • (Kalabalık) Allah zalimleri sevmez
  • Yahu ne zalimi kardeşim Refik! (Hiddetlenerek) Siz bunu lügattan kaldırmadınız mı?

(Refik o anda para saymaktadır) efendim şimdi efendim şimdi şimdi efendim lügat başlı başına haram zaten yani lügat neydi tam da belli değildir halkımızın da tasdik edeceği gibi ben lügat kelimesini bilmiyorum

  • Oğlum sözlük sözlük kaldırın derhal, neyse ne diyor kitapta (tam söyleyecekken)
  • (Kalabalık) Doğru söz söyleyin
  • Yahu çattık
  • (Kalabalık) Kahrolsun ammerikaya çatmışız, kahrolsun Amerika

İyice sinirlenip etrafına bakınırken

  • şimdi neyse bakın 2017 senesinde hâlâ ülkemizin kanayan yarasıdır malum bundan 45 sene önce idam edilen gencecik yağız bir delikanlı olan biri idam sehpasını kendi tekmeliyor tekmelemesine binaen sehpanın sol arka ayağı kırılıyor şahsın kendisinden yahut ailesinden bu sehpanın ücreti talep edilmiyor inanabiliyor musunuz yahu bugün bir sehpa ne kadar demeyin 45 sene evvel babam ve dedem bir sehpa için bir ağaçı keselim demişler malum partinin işbaşında olduğu dönem kesememişler ve bunca sene geçmesine rağmen hâlâ bunun hesabı sorulmamış işte biz bunun hesabını soracağız adalet bakanıma dedim hemen gereken şeyleri gerektiği gibi gerektiği yere şey ettirmek suretiyle halledin diye

Konuşma sonunda pişekâr kıyafetiyle sahneye gelen şahıs

  • (Nida ile) Yandımm! Yok mu paşam bir su, kefenim yanmasın

Bir dirhem aklınız varsa derdime derman

Liyakat düsturu yok köyümde kimse cahile kanmasın

Bir deli var köyümde kimse ona aldanmasın

Konuşma yapan kişi şahsı yanına çağırarak

  • Gel böyle gel evet gördünüz işte benim halkım bu derdini anlatan derman arayan dış mihrapların oyununa gelmeyen (duraksar)

Söyle bakalım şimdi nedir derdin?

  • (Pişekâr) hocam sizin gibi karnı pek, sürüsü bol, şahsı muhterem birinin kulu olmak bana nasip olmadı. Onca yıldır yürüyorum anca sizi buldum bir gâvura denk geldim ki mahvoldum

Ha adını soracak olursan beyim adı şahsın Nef-i, eline almayagörsün tefi, söyleyedurdu mu sözleri, billahi düşüyor insanın kepi

  • Yahu bakın biz size güçlü büyük ülke derken yalan demiyoruz gördünüz üşenmemiş 2 3 asır öteden kalkıp yardım dilenmeye geliyor ahali ey ülkesini düşünmeyen kör cahiller bunu görün görün
  • (Pişekâr) efendim var ise vaktiniz buyurun sizi götüreyim o kâfire sana gününü gösterecek diyeyim
  • Şimdi yani tabii halkımızın da icabet etmesi ile bu olayı çözmek boynumuzun borcudur Refik! Promter cihazını da şey ettirin
  • (Refik) ettirelim efendim içine ettirelim kahr ettirelim mahvettirelim haklısınız efendim
  • Ulan yanınıza şey ettirin alın
  • (Refik) ha tabii efendim tabii

Halkı arkasına alıp yanında danışmanlar sağında pişekâr yola doğru ilerlerler. Nef-i elinde nargile ile oturmakta nargileyi görünce sinirlenen şahıs

  • Yasak adam yasak, sen nasıl dünyanın şey ettiği ülkenin şahsının yüzüne karşı duman çıkarırsın
  • (Nef-i) üstat-ı müstesna estağfirullah ben dumanı sineme çekip arşa salıyorum mübarek simanız dumana ilişiyor arzu ederseniz arzuhalci var idir ulaşın kadıya arz etsin billâhi yasak değildir
  • Neyse neyse sen şimdi bu mazlumun hakkını nasıl yersin ondan bahset
  • (Nef-i) efendim iki evlat edindim bir Nuri, biri Semiha; yalvardım yakardım Allah’a büyüdüler kâtip oldular haşmetlü padişaha sonra geldi birden pişekâr ne yalan ettiyse sultana, sultan dedi bunlar huzurumdan def ola devlet-i âliden men ola

Küs oldu evlatlarım bu duruma yemeyi içmeyi haram bildiler azığımızı temin için kudretimiz var yalvarmayıda bilmeyiz biz gayri bir tek rızkımızı temin için işimiz isteriz

  • (Pişekâr) aman efendim size dedim laf-ü cambazdır bir nargile fokurdatıyor ki simanız karadır inanmayın buna evlatları eşkiyadır
  • Duydun işte evlatların eşkiyaymış efendi!
  • (Nef-i) Zahirde evlatlarım paktır, lâkin görmek istediğini görecekse insan anlatma, gayesi ahmaklıktır, tüm ahali şahittir buna, gerisi halka tef, Nef-i’ye curcunadır
  • Şimdi Nef-i bey de haklı gibi Refik! Sen acil bu padişaha acil bi şey et yazı yollat görüşelim bu zalimliğe son versinler
  • (Refik) efendim şimdi olmaz
  • Oğlum neden olmasın sen şey et
  • (Refik) efendim olmaz
  • Oğlum neden olmayacak neden
  • (Refik) efendim yaşıyorlar
  • Kim oğlum yaşayanlar
  • Nuriye Semih

 

Bayram Göksu