Gönderen: Barış Baran

Sevgili Ahmet & Mehmet Altan,

Daha önce, tutuklu yargılanan birisine hiç yazı yazmamıştım. Bu nedenle tam olarak ne yazmalıyım bilmiyorum.

Size yazan diğer insanların yaptığı gibi umut vaat eden cümleler, klişeleşmiş ifadeler yazasım gelmiyor içimden. Zira bende de pek umut yok.

Ama bazı anlarda, -özellikle de hayal kurarken- garip bir biçimde umutlu hissediyorum.

Uzunca düşündüm, ve size de hayal kurmanızı tavsiye etmeye karar verdim. Evet, bence denemelisiniz.

Belki ben henüz 20 yaşımda olduğum için, yeryüzünde pek az şeyle karşılaşmış tecrübesiz bir genç olduğum için saflıkla hareket ediyor da olabilirim. Ama şu an için hayal kurmaktan daha keyifli bir şey gelmiyor aklıma.

Eski zamanlarda Şaman büyücüleri, kötülüklere karşı omuzlarından geriye tuz parçacıkları fırlatırlarmış.* Bizler de tıpkı onlar gibi, günün birinde kötü anıları maziye doğru fırlatabilir miyiz acaba?

Bunun hayalini kuruyorum da, sanırım güzel olurdu.

Ellerinizden öperim,

Barış Baran

*Not: Savcı Bey bu cümlede sübliminal bir şeyler olduğunu zannederse eğer, bu cümle Ahmet Altan’ın 2004 tarihli İçimizde Bir Yer adlı kitabının 25’inci sayfasında geçen bir cümle. Duyunca hoşuna gideceğini düşündüm.